5 Mart 2015 Perşembe

Amerika'lı "kalın" ve "büyük" sever !.. (+18'lik blog postu)

Hoppalaaa ! Bu başlık da ne demek şimdi ?!?!?!? (Hayatımda ilk kez alenen +18'lik blog postu ile karşınıza çıkıyorum. Bir ayı, bir kurt, bir tilki postu gibi vahşet içereceğini sanmıyorum. Fakat yine de emin değilim. Bakalım laf lafı açtıkca bizi nereye götürecek. Ben baştan +18 uyarımı yapayım da yine de... )

Panik yapmayın efendim... Açıklayacağız...

Mesela bir habere göz atalım hemen şöyle, "Benzin fiyatlarının yıllardır görülmediği kadar düşüşe geçmesi, Amerikalıları tekrar kaldıkları yerden cip ve daha büyük motorlu araçlar almaya sevketmiş durumda." diyor haberde. Dikkatinizi çeken bir nokta yok mu ? "Tekrar kaldıkları yerden" diyor ve "Cip ve daha büyük motorlu araçlar almaya sevk etmiş" diyor !.. Hmmm, işte bu ilginç bir haber ve kaynak oldu !.. Aslı da şurada , http://www.veamerika.com/2014/12/16/2014te-abdde-en-cok-satilan-otomobiller-2014/

Ne ise 1 tane kaynak ve kanıt ile bir şey ispat edemeyebiliriz. Bu kaynağı öyle es geçmeyelim. Üzerinde biraz daha derin izler olduğunu görelim... Şöyle,
"Tasarruf ve talepte azalma
1973 yılında ABD Başkanı Nixon Enerji Bakanlığına William Simon’ı atar. Petrol tüketimini azaltmak için 1974 yılında otoyollarda hız limiti olarak saatte 55 mil (90 km) belirlenir. 1974 yılının Ocak ayından itibaren 1975 Şubatına kadar güneş ışığından daha fazla yararlanmak için uygulamalar başlatıldı. Bu uygulama sonucunda çok erken saatlerde yola düşen çocuklar yüzünden hükümete şikayetler gelse de 1976 yılına kadar uygulamada ısrar edildi. Petrol bulunmayan istasyonlar başka işler için kullanılır oldu. Ülke çapında enerji tasarrufu konulu ilanlar, reklamlar ve kampanyalar düzenlendi. Yakıt tasarrufu zorunluluğu yüzünden ABD’deki üç büyük otomobil üreticisi firma yeni modellerinde yakıt tasarrufuna önem vermek zorunda kaldılar. 1980’li yıllara gelindiğinde artık önceki geniş hacimli ve büyük motorlu otomobillerin yerini daha verimli, küçük, önden çekişli ve küçük motor hacimli araçlar aldı. 1974 yılında ünlü araba yarışı Daytona 24 Saat iptal edildi ve Nascar Yarışlarının mesafesi kısaltıldı. İndianapolis 500 yarışlarında eleme ve sıralama turları iptal edildi." - Kaynak : http://tr.wikipedia.org/wiki/1973_Petrol_Krizi

...ve bir de şöyle gözlemlerimizden yola çıkarak bakalım, ne dersiniz ? Amerika'da müzik denildiğinde aklınıza gelen 10 isimden kaç tanesi beyaz, kaç tanesi Afrika kökenli !? Peki spor alanına bakalım. Amerika dendi mi bizde en çok basketbol ve N.B.A ligi akla gelir. Çünki Amerikan futbolu bize epey uzak bir spor dalı. N.B.A'da oynayan 1 beyaza karşı kaç siyah oyuncu vardır ? Geçelim olimpiyatlara, atletizme anımsıyor musunuz Amerikan sprinterleri bayan-erkek ? Hepsi siyah idi. "E iyi de bunların kalın ve büyük ile ne alakası var şimdi ?" diye soruyor musunuz acaba ? Şöyle göstereyim,peki... Misal meşhur birisi "Kim Kardashian" ! "Hah, şimdi kendi dediğini kendin çürüttün ! Yakaladım seni" der gibi mi oldunuz ? Hani siyah olmadığı için ;) Konu o değildi, o konu içinde bir alt konu idi. Konu "kalın" ve "büyük" sevmeleri idi. Nesi meşhur bu kadının ? Hatırlayamadınız ise göstereyim !!!

 

Bir de "Beyonce" var, hadi bir de benden extra fotolu bir başka örnek daha vereyim Nicki Minaj !


 Şimdi bunlar henüz +18'lik değil sanırım !.. Dananın kuyruğunu kopartalım artık, ne dersiniz ? Efedim konuyu kısa bir süreliğine saat 24'ten sonra okunacak uyarısı ile de iyice kırmızı noktalı hale getireyim ve lafı bunca zahmetten sonra "Porno" sektörüne de getireyim !!! E, yuh !.. Bence de yani, bu kadar yeter. Konuyu kapattım, anlayan anladı ;-) Sanırım artık daha iyi bir şekilde neden "kalın ve "büyük" sever dediğimizi !!! Tabi bu sevgi nasıl oluştu, nereden geliyor (E Afrika'dan), ne zaman başladı(E kölelik zamanından) ! Bilmem anımsar mısınız, "Kunta Kinte" isimli bir dizi vardı. O dizide bu beyaz efendileri, siyah kadınlara(artık o kadarını gösteriyordu o zamandaki dizi, epey eskiydi) bizim coşkun'un bile masum görünebileceği kadar tecavüzler ediyorlardı !.. Şöyle bir düşünün, kanun kölelerin sahibi olan kişi. Bunlardan bir Amerika dolusu var ve her birinde de öyle 2-3 köle değil, epey adetli köle var ve tecavüz dolu yıllar geçiyor !.. Şöyle de bir kaynak : http://www.medyasozluk.com/kunta+kinte.html  .İşte tam burada şu soru akla gelmese şaşarım, "Amerika'da bu kadar çok Afrika kökenli olmasının nedeni onları köle olarak kullandıkları süreçten geliyor olabilir mi !.. " , "Bu kalın ve büyük sevmeleri maziye dayanan bir alışkanlık sebebi ile olabilir mi ? !

Ne ise, +18'den de çıkalım. Bu kadar beyne giden kanı başka organda heba etmenin lüzumu yok şimdi. Esas konuyu da zaten sona sakladım !..

Şimdi bakınız...
Nerede ise 3 yıllık süreçte aynasız adı ile tanımladığımız, ufak boyutlu ama giriş seviyesi d-slrlar ile aynı imaj kalitesini veren dijital fotoğraf makinalarının Avrupa ve Amerika'daki satış grafiği. Görüldüğü üzere Avrupa'lı ufak ve inceye daha meyilli iken Amerika'lı kalın ve büyük konusunda epey tutucu !.. Durun daha beteri de var !

Asya ve Avrupa ufak ve ince, aynasız konusunda baya yenilikçi olmuş ve kalın ve büyük olana bağlılıkta çok muhafazakar olmamış gibi görünüyor. Açıkca söyleyeyim ki bana ilginç gelen Japonya pazarı. Onların herşeyi küçük ! Yok efendim +18'e vurgu yapmadım. Arabaları, işte hatırlarsınız elektronik saatlere sığdırdıkları onca özellik, hatta yıllarca bu Japon'lar yapıyor aaabi diye ufacık ama çok işlevli şeyler ile tanışmamıza sebep olmadılar mı ?! Daha da ilginç olan ise D-SLR'ı da icat eden, üreten bir tek Japon'lar ve aynasızları da icat eden, üreten bir tek Japonlar ! Fakat pazarın devi nerede ? Amerikaaaaa ! Hatta okuduğum yada izlediğim bir belgeselde 2.Dünya savaşı sırasında Amerika özellikle Japon optik üretim fabrikalarını özellikle bombalamamış. Zaten ondan sonra da bir nevi sömürge gibi kullanıldı Japon'ya. Yani bu kalın ve büyük sever Amerika'lılar için D-SLR üretmeleri gayet normal. Hatta belki de Japon'a kalsa idi tee o zaman aynasız üreteceklerdi. Fakat bu yenik ve sömürgelik halleri sebebi ile kim bilir belki de bir Amerikalı onlara "Bak Japon optikcisi yenik ve ezik usta, sen bizim millete şöyle kalın ve büyük bir makina yap" demiş olabilir :-)

Efendiler... bilmem eğlendiniz mi buraya kadar ? Bilmem bir şeyleri başka bir açıdan gösterebildim mi ? Şimdi fena bir tenha sokağa daha gireceğiz !!! Bakınız bizim millete... Yıllar yılı nerenin özentisiyizdir ? Amerika, değil mi ? Hatta artık sanırım pek Türkçe lokanta, giyim, elektronik, işte alış-veriş yapılacak yer ismi göremiyorsunuzdur. Belki en havalı otomobiller konusunda Amerika o eski dönemlerindeki gibi güçlü değil ama halen önemli bir aktör bizim millet için de Amerikan otomobilleri. Hatırlar mısınız bir ara şu Hummer Jip'ler baya popüler idi bizde. Hatta bir ara onlar için sahiplerine seferberlik kağıdı yollandı falan diye haberleri anımsıyorum. Bizdeki gittikçe yükselen fast-food yeme alışkanlığı !.. Gel gelelim biz yine bizim dijital fotoğraf makinası kullanımımızdaki bu Amerikan özentisi halimize !.. Öyle ki , bakıyorsunuz bazı forum konularında vatandaş diyor ki "Böyle fanatikler bi bizim burada var, Avrupa'lı Amerika'lı böyle değil işte" ;-) Bak yani, eleman Amerika'lıya bakmış da o ne kullanıyor ise o doğrusunu biliyordur diye onun gibi "kalın" ve "büyük" olanı almış da o haklı diyor, işine gelmediğinden dolayı da bizimkisine haksız diyor. Böyle de bir eziklik var bizim millette. Bizden düşünen çıkmaz, bizden "iyi insan" çıkmaz ! Gerçekten böyle, harbi "iyi insan çıkmaz" diye düşünenler var. Sanıyorlar ki bunları söylediğim için ben bir yere hizmet edip karşılığında para falan alıyorum. Çok geldi başıma böyle iftiralar. Fakat birçok iftira edenin aslında kendisinin böyle bir ticari amaç ile forumlarda post kastığını da ortaya çıkarttık!


http://fotoptik.blogspot.com/2016/11/olympus-om-d-e-m10-mark-ii-canon.html

Darılma-gücenme yok. Böyle bir açıdan bakalım dedik.



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder